Pazartesi , 19 Ağustos 2019
ana sayfa / Tarım ve Hayvancılık / BİLİM İNSANLARI ARI ÖLÜMLERİNİ ENGELLEMEK İÇİN YOĞUN ÇABA İÇİNDE

BİLİM İNSANLARI ARI ÖLÜMLERİNİ ENGELLEMEK İÇİN YOĞUN ÇABA İÇİNDE

Bilim insanları ve arı yetiştiricileri daha güçlü bir arı yaratma çabasında. Peki ama dünyanın en önemli polen taşıyıcısı kurtarılabilecek mi?

Daha dirençli bir arı üretmek aslında yeni bir fikir değil.Toplu arı ölümleri eski tarihlerden beri var olan bir olay.Daha dirençli bir arı üretmek ilk olarak 1915 yılında ingiltere de yaşayan ve bal üreten bir keşişin aklına geldi.O tarihte,manıstır için bal üreten bu keşişin arıları da bölgedeki tüm kovanlar gibi toplu şekilde ölmeye başlamıştı.Kısa süre içinde neredeyse tüm kovanlar kaybedilmişti.Fakat içlerinden birkaçı kurtulmayı başardı.Bunu araştıran keşiş farkettiki kurtulan kovanların kraliçeleri,yerli arılar ile değil yabancı kökenli arılar ile çiftleşmiş melez arılardı.İşte bunu gören keşiş buradan yola çıkarak salgına dayanıklı bir arı geliştirme fikrini edindi.

Uzun yıllara yayılan hazırlıkların ardından, en sonunda, 1950’de eline bir şans geçirdi. Manastıra ait eski bir arabaya el koydu ve tam 37 yıl boyunca Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da dolaşıp 1500’den fazla kraliçe arı topladı: Türkiye’nin kuzey kesimlerinin çalışkan arıları. Girit’in çeşit çeşit arıları. Sahra vahalarının izole arıları. Fas’ın simsiyah arıları. Nil’in minik turuncu arıları. Kilimanjaro Dağı’nın uysallıklarıyla bilinen arıları… Bu egzotik topluluğu, istenmeyen genlere sahip diğer arılardan kilometrelerce uzağa, çayırlık bir alana taşıdı. El değmemiş ıssız alanda sayısız ıslah çalışması yaptı ve Buckfast arısını yarattı –ki bu arı kısa süre içinde süper arı adıyla anılmaya başlanacaktı. Sarımsı kahverengi bu dirençli arı, insanları sokma heveslisi değildi. Üstelik son derece üretkendi. Ve artık Wight Adası adıyla anılmaya başlanan hastalığa karşı da dayanıklıydı. 1980’lere gelindiğinde Buckfast arıları dünyanın dörtbir yanına satılır hale gelmiş, bu arada keşiş( Adam Birader’e) de nadir rastlanan bir özellik kazandırmıştı. O, arıcılık alanında şöhret sahibi bir isimdi.

Herşeyin yoluna girmiş gibi görünmesi sebebiyle keşiş göevinden alındı ve 1996 yılında çalışmalarını tamamlayamadan hayatını kaybetti.Ölümüne yakın bir tarihte bu sefer Varroa destructor (Yok edici Varroa) gibi kendine uygun bir isimle anılan bir Asya akarı, Avrupa ve Amerika’yı istila etti.Bu arada arıcılık dünyasında durum kötüleşti. 2007’de “koloni çöküş sendromu” (tüm bir koloninin korkunç hızda ölümü) Avrupa ve Amerika’nın her yanını sardı.Bu büyük bir tehtidti.Çünkü dünyadaki böcekler tarafından gerçekleştirilen tozlaşmanın 3’te 1’i arılar tarafından yapılmakta.

Bilim insanları bu büyük koloni çöküşlerini anlamak için harekete geçti. Bulgularda görüldükü sebep tek kaynaklı değil. Asalaklar, patojenler, doğal ortam kaybı ve zehirli kimyasallardan oluşan ölümcül bir bileşimin çöküşe yol açtığı sonucuna varıldı.Bu güçlü virüsü yok etmek için arıcılar böcek ilaçları kullandı fakat bu sadece geçici bir çözüm oldu.

Bilimciler ikiye ayrılmış durumda.Bir kısmı herşeye dayanıklı bir arı ırkının ikinci versyonunu üretmek istiyor.Üstelik buna dna müdahale de dahil.Diğer kısmı tüm olayı doğaya bırakıp arıların kendi kendilerine evrimleşmesini destekliyor.

Son zamanlarda bitkelirn ve hayvanların dna’sıyla oynamaya pek bir meraklı olduk.Bu müdahaleyi savunan çok kişi de mevcut.Fakat şu bir gerçekki son yıllarda kanser gibi hastalıkların görülme oranı kat kat arttı.İhtiyacımızın çok fazlasına sahip olma isteğimiz dünyamızın sonunu getirmekte.Üstelik bunun için hep başkalarını suçlarız.

melez-ari-2

Yorumlar

yorum yap

benzer haberler

İzmir bölgesinde Arı Safari uygulaması başlatıldı

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından başlatılan arı safari uygulaması arıcılığın yoğun yapıldığı yerlerde gerçekleştirilmeye başlandı. …