Salı , 22 Ekim 2019
ana sayfa / Nasıl Yapılır / Faydalı Bilgiler / SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAMANIN SIRLARI

SAĞLIKLI VE UZUN YAŞAMANIN SIRLARI

Beslenme alışkanlıkları uzun yaşamın anahtarı ama seks, şarap, şekerleme yapmak ve iyi arkadaşlar da bir o kadar önemli.

Minneapolis’teki evinde konuştuğumuz Mavi Bölgeler: En Uzun Yaşayan İnsanlardan Uzun ve Sağlıklı Yaşamaya Dair Dersler kitabının yazarı, neden Yunanistan’ın İkaria adası sakinlerinin yeryüzündeki en sağlıklı insanlar arasında yer aldığını söylerken,yaşadığımız yerin ve etrafımızdaki insanların yaşam süresini etkilediğini ve bol seks yapmak gerektiğini açıklıyor. 

Dan Buettner’in 2012’de çıktığı dünya turunun amacı, filozoflar ve doktorları Methuselah zamanından bu yana meşgul eden bir soruya cevap bulmaktı. Neden dünyanın bazı yerlerindeki insanlar daha uzun yaşıyor? Dolaştığı yerler arasında Yunanistan, Nikaragua ve Japonya da vardı. Sonrasında Dan Buettner seyahatlerinden öğrendiklerini ABD’ye taşıdı.

İlk Soru, Mavi Bölge Nedir?

Genel anlamda dünyada insanların en uzun yaşadıkları yerleri tanımlamada kullanılıyor. Daha spesifik olarak, çok sayıda insanın yüz yaşına ulaştığı, ortalama ömür süresinin en yüksek olduğu ya da en düşük miktarda orta yaş ölümlerine rastlandığı demografik olarak doğrulanmış, coğrafi olarak tanımlanmış alanlar bu bölgeler.

Bize insanların ölmeyi unuttuğu yerden, Yunanistan’daki İkaria’dan  bahsedin.

Akdeniz’in merkezinde, Türkiye açıklarında, Sisam Adasına çok yakın, Pythagoras ve Epikuros’un yaşadığı yer. Antik Yunanistan’ın ve modern Yunanistan’ın geri kalanından izole durumda. Ortalamadan sekiz yıl daha uzun yaşayan ve ortalamaya göre çok düşük demans oranına sahip bir nüfus ve yaşam biçimi gelişmiş burada. Bu insanlar uzun yaşıyor. Daha da önemlisi yaşamlarının son zamanına kadar zekâları yerinde oluyor. Buna karşılık Amerika’da 85 yaşın üzerindeki insanların yüzde 50’sinde demans görülüyor.

İkari adası,insanların ölmeyi unuttuğu yer.
İkari adası,insanların ölmeyi unuttuğu yer.

Beslenme oldukça önemli bir öğe. İkaria’da kendilerine bu kadar faydalı olan ne yiyor bu insanlar?

Farklı bir özellik olarak bol patates yiyorlar.Beslenme tarzı sağlıklı yaşama giriş niteliğinde. İkaria’da Akdeniz diyetinin bir türü uygulanıyor. Fasulye tüketimleri de oldukça yüksek. Ama en ilginci horta adını verdikleri yeşillik. Ulaştırma Bakanlığı’nın yolların kenarından ayıklayacağı türden bir ot. Salatalarda kullanıyorlar ya da buharda az pişirip börek yapıyorlar. Bu ot, sağlıklı yaşlanmakla en çok ilişkilendirilen gıda.

İkaria modeline göre şarap, bol seks, ve şekerleme yapmak gerekiyor. Yunanlılar ne yaptıklarını biliyorlar mı?

İkna olmak çok kolay, öyle değil mi?. Gerçekler her zaman acı değil.Elli yaşını geçtikten sonra haftada en az iki defa seks yapan insanların, yapmayanlara göre ölüm oranlarının yarıya indiğini biliyoruz. Haftanın beş günü günde 30 dakika şekerleme yaparsanız kalp hastalığı riskiniz tüm öğleden sonra çalışmaya kıyasla üçte bir oranında daha düşük oluyor. Kontrollü içki içenlerin hiç içki içmeyenlerden daha uzun yaşadığını biliyoruz. Şarapta yüksek miktarda polifenol ve antioksidan var. Şaraptaki alkol aynı zamanda stresle ilişkili bir hormon olan kortizol düzeyini de azaltmaya yarıyor. İkaria yiyecekleriyle birlikte bir bardak şarap içtiğinizde flavonoid emilimi üç kat artıyor. Aslında yemekte bir kadeh şarap içmek bir bardak su içmekten daha iyi. Ama etle birlikte değil. O zaman işe yaramıyor.

Spor salonu üyeliğimi iptal etsem mi? Fitness delisiyiz ama İkaria’da egzersizin uzun yaşam açısından rolü önemsiz. 

Bölgede yaşayan 90 ve 100 yaşındaki dinç insanların hiçbiri bizim anladığımız anlamda, yürüyüş bandında yarım saat harcamak gibi egzersiz yapmıyor. Bize verdikleri sır, fiziksel aktivite “dürtülerini” günlük yaşama dahil etmek. Örneğin bahçe ekmek, bitkileri sulamak, ot yolmak, toplamak için dışarı çıkmak. Ayrıca tüm yaşamınızı makinelerle kolaylaştırma yolunu seçmeyin. İkaria’daki evlerde sadece elle çalışan aletler var. Ekmeği elle yoğuruyorlar. Alışverişe ya da işe gitmek için yürümek gereken bir yerde yaşıyorlar. Biliyorum, bizim yaşantımıza uygulaması zor gibi duruyor. Ama imkânsız değil.

Araştırdığınız bir başka mekan da Japonya’daki Okinawa’ydı. Oradaki uzun yaşamın sırrı ne?

Genel alışkanlıklar aynı. Bitkilere dayalı beslenme alışkanlıkları var, yürünür mesafelerin olduğu ortamlarda yaşıyorlar, hayatlarında amaç var. Ama yemekleri çok farklı. Dünyada insan başına en fazla tofu tüketilen yer ama balık çok az yeniliyor. Tatlı patates ve zerdeçal uzun yaşamda etkili iki ilginç gıda. Patates burada da karşımıza çıkıyor. Okinawalıların aldığı gıdanın yüzde 60 kadarı, flavonoid ve kompleks karbonhidratlar açısından zengin tatlı patates. Zerdeçalın kanser oranını azalttığı ve kalbe faydalı olduğu düşünülüyor. Ek vitaminlerden pek hoşlanmam ama zerdeçal tutkunuyum.

Okinawalılarda moai” adı verilen önemli bir başka şey daha var. Ama bu bir gıda değil.

Şehirlerde tek başınıza yaşıyorsanızetrafında insanlar olanlara kıyasla yaşam süreniz sekiz yıl kısa oluyor. Okinawa’da yalnızlıktan korkmanız gerekmiyor çünkü çocukken anne babanız sizi bu moailere bırakıyor. Uzun süreli sosyal ağ olarak tanımlanabilir bunlar; bir tür kişisel yönetim kurulu. Aynı moaiye 98 yıldır üye olan 102 yaşındaki birkaç kadını incelemiştim. Hâlâ birlikte dedikodu yapıyor, sake içiyor, tartışıyorlar. Ve zor zamanlarda birbirlerine destek oluyorlar.

Tüm Mavi Bölge beslenme alışkanlığının, sosyal açıdan zorluk yaratan fasulye gibi tek bir kelimeye indirgendiğini görmek şaşırtıcı.

Şehir insanları protein istediklerinde hayvani gıdalar alma eğiliminde oluyor. Ama bunlar aynı zamanda zehirli maddeler de içeriyor. Bu ülkede çok et yiyen kişilerin az et yiyenlere kıyasla ölüm oranı yüzde 70 daha yüksek. Kansere yakalanma olasılıkları de dört ya da beş kez daha fazla. Protein için günde bir bardak fasulye yemek çok daha ucuz, ayrıca yanında tüm o zararlı maddeleri de almıyorsunuz. Mavi Bölge bize fasulyeyi lezzetli hale getirme yolları sunuyor. İyi bir lokantaya gittiğimizde dana eti biftek ya da domuz etinden yapılma güzel bir şey yiyoruz. Mavi Bölge’de börülce, rezene ve sarmısak ile yapılan ve üzerine harika bir sızma zeytinyağı dökülen İkaria yahnisi gibi şeyler yapmaya çaba harcanıyor. Tam anlamıyla doyurucu ve uzun yaşam dolu.

Büyük Şehirler, ayaküstü yiyecek yerlerinin üstünlüğü ve dev televizyonlardaki pizza reklamlarıyla ünlüdür. En büyük zorluklar ne?

En önemlisi etrafımızdaki yiyecekler. Evden çıktığımızda cips, gazoz ve ayaküstü restoranlarla karşılaşmamak olanaksız. Evrimsel olarak yağ, şeker ve tuza istek duyarak biçimlenmişiz. Bu aslında insanlık tarihinin genelinde iyi bir şeydi. Zor zamanları atlatmamıza yardımcı oldu. Ama şu anda bolluk ve kolaylık içinde yaşıyoruz. Sağlıklı olmak genelde bireysel sorumluluk haline geldi. Kötü seçimler yerine iyi seçimler yapmak sizin elinizde. Genleriniz gün boyunca size bu yiyecekleri tüketmeniz gerektiğini haykırırken doğru seçim yapamazsınız. İçinde yaşadığımız ortam bu yiyeceklerin hepsini önümüze itiyor. Odak noktasını, kişisel sorumluluktan gıda ortamını değiştirmeye doğru çevirmemiz gerekiyor. Hazır yemek pazarını en aza indirmek ve ekonomik teşvikleri daha sağlıklı seçimlere doğru değiştirmek sadece kolay değil aynı zamanda kaçınılmaz. Zor görünüyor ama imkansız değil.

Okuycular ne tür Mavi Bölge prensibini benimseyebilir?

Bir kere, 100 yaşına kadar yaşamak istiyorsak ne yememiz gerektiğine dair net bir reçete sunan Mavi Bölge prensiplerimiz var. İkincisi sosyal ağımıza göz atmamız gerekiyor. Eğer arkadaşlarınız kanepede oturmuş Doritos yiyorsa sizin de aynı şeyi yapma olasılığınız yüzde 150. Üçüncüsü hayatınızın amacı konusunda net olmanız gerekiyor. Gallop’a göre Amerikalıların üçte birinden azı işini severek yapıyorEğer iş sizi tatmin etmiyorsa, o zaman evde, iş dışı ve gönüllü faaliyetlerde bu tatmini yaşamanız gerekiyor. Dördüncü bir madde daha ekleyeceğim. Ama bu biraz karışıklık yaratıyorYaşadığınız yeri yeniden gözden geçirin.İstatistiklere göre nerede yaşadığınızsağlığınız konusunda genetik olmayan en önemli etken. Eğer hazır yiyecek satan yerlerle dolu bir mahallede yaşıyorsanız, sağlıksız olmaktan kaçınamazsınız.Tüm bunlar şehir yaşamımızın özeti aslında. Zamanımızda köyde yaşayan genç nüfus işin azlığı veya zorluğu yüzünden şehirlere göç etmekte.Şehirlerdeki orta yaş ve üstü kişiler de köylere veya kasabalara gitme eyleminde.Görünüşe göre bu daha uzun yıllar dünyamızın bir paradoksu olarak devamlılığını sürdürecek.

Yorumlar

yorum yap

benzer haberler

Yerel ve Sağlıklı Tohum’dan G.D.O’ya Geçmemize Ramak kala…

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş; “2018’de tüm tohumlar sertifikalı olacak” derken, Fethiye’de “4.Yerel Tohum Takas Etkinliği’’ …