Salı , 18 Haziran 2019
ana sayfa / Genel / Yerel ve Sağlıklı Tohum’dan G.D.O’ya Geçmemize Ramak kala…

Yerel ve Sağlıklı Tohum’dan G.D.O’ya Geçmemize Ramak kala…

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş; “2018’de tüm tohumlar sertifikalı olacak” derken, Fethiye’de “4.Yerel Tohum Takas Etkinliği’’ yapılıyordu.Bu karar, yerel tohumlarımızın geleceğini yakından ilgilendirirken biz Cumhuriyet Kadınları bunun ne tür sorunlar yaratacağının bilincindeyiz.

Duyarlı olan, milli değerlerimize önem veren uzmanlar ise; bu kararla tescil ve sertifika şartı sonrası yerel tohumların ekimi engellenirse atalık tohumlarımızın yok olma tehlikesiyle ile karşı karşıya kalacağını söylüyorlar.Pazarlarda görmeye alışık olduğumuz küçük üreticiler zor durumda kalacak.Bahçesinde, bostanında ürettiği yerel tohum ürünlerini, salçasını, pekmezini, ekmeğini, bulgurunu, reçelini, yağını, sütünü pazara getirip satamayacak.Getirilecek olan bu yasak küçük üreticiyi zor durumda bırakacak.

Tohum yasası küresel şirketlere kapıları sonuna kadar açarken, bizim ülkemizde hem yerel tohumların yok olmasına, hem topraklarımızın zehirlenmesine, hem de halkın sağlığının kendi parasıyla bozulmasına neden olacaktır.Neyse ki; uzun yıllardır yerel tohumların önemini bilen, bu konuda mücadele eden, dernekler ve bilinçli insanlar var.Bunlardan biri de 4 yıldır Yerel tohumlarımızı yaşatmak için milli bir mücadele içinde olan Cumhuriyet Kadınları Derneği Fethiye şubesidir.

25 Aralık 2016 tarihinde gerçekleşen ‘’ 4.YEREL TOHUM TAKAS ETKİNLİĞİ’ nde konuşmacı olarak katılan, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık şunları söyledi;

‘’Sertifikalı tohumlar, yerli tohumların sonunu getirebilir, binlerce yıldır kendi tohumunu üreten köylü kendi geliştirdiği tohum çeşitlerini satarak geçimine katkı sağlıyordu. 2006 yılında çıkarılan Tohumculuk Kanunu ile çiftçinin bu imkanı elinden alındı…Tohumunu satarak kazanç elde etme imkanı kaldırılan köylü eğer tohumuna sertifika almazsa devlet desteği alamayacak. Şirketler tek tip tohumla çeşitliliği azaltırken tarımda hastalık ve zararlıların artması ve tarım ilaçlarının daha çok kullanılmasına sebep olacaktadır’’

İşin ciddiyetini anlayan üreticilerimiz panelde anlatılanları endişeyle dinledi.Köylerde yaş ortalaması yüksek, köylünün ne maddi ne de manevi gücü yok.Gençler tarımdan para kazanılmadığını gördükçe topraklarından, köylerinden uzaklaşmışlar.Emektar kadınlar hala çıkınlarında sakladıkları atalık tohumlara gözü gibi bakıyorlar.Eğer, yerel tohumlara bu yasak gelirse geri dönüşü olmayan bir tohum katliamı yaşanmış olur.

Yanlış tarım uygulamaları, kimyasal gübre kullanımı, bilinçsiz ve zararlı ilaçlama yöntemleri ile biyolojik çeşitliliği yeterince azalmış ürünlerden, almamız gereken vitamin ve minerelllar aynı şekilde değerini yitirmeye devam etmektedir.Yerel tohumları kurtarmak, korumak, çoğaltmak için büyük emek veren, dernek, kurum ve şahıslar bu konuda örgütlenmeli tohumlarımızın bir tanesinin bile koruma altına alınması için çaba göstermelidir.Küçük üreticilerin zarar görmemesi için tüketicilerin tercihini onlardan yana kullanması şarttır. Üreticiler yerel pazarlarda desteklenmelidir.Bir çok İl’de, İlçe’de her yıl düzenlenen Yerel Tohum Takas etkinliklerine daha çok katılım sağlanmalı, alınan verilen tohumların sonuçları dikkatle izlenmelidir.Yerli tohuma bu yasak getirilirse, bu verilen emekler boşa gidecektir.Sadece tohumlarımızı değil, geleneklerimizi ve köy kültürümüzü de yok edecektir.Gelecek nesillerin her anlamda sağlıklı olmaları için atalarımızdan emanet kalan tohumlarımızı onlara bozulmadan emanet etmek zorundayız.Yerel tohum kullanmayan üreticiye devlet destek vermeyecekse, bilinçli tüketici buna karşı çıkmalı, çiftiye destek vermelidir.Çiftçiyi, üreticiyi küresel şirketlere mecbur bırakacak olan bu sistem, onlara tohum satarken, yanında ilacını, gübresini de satacak çeşitli hasatlıkları ise yanında katkı payı olarak verecektir.

Durum bu kadar vahimdir !!

Komşusuyla, köylüsüyle tohum takası yapan köylü bu yasağa karşı koymalıdır.Tarlada ürünü çürüyen, borcunu ödeyemeyen, aracılardan şikayet eden köylü bu yasağa karşı koymalıdır.Kendi tohumunu üreten, kendi ilacını yapan, doğal gübre kullanan üretici bu yasağa karşı çıkmalıdır.Elindeki tohumları alınarak, tohum saklaması bile yasaklanacak olan üretici, geleceğine sahip çıkmalıdır.Her alanda olduğu gibi, tohumda, üretimde, toprak kullanımında da dışa bağımlı hale getirecek olan bu yasağa karşı çıkmalıdır.Tüm bunları tek başına yapamayacağına göre her bölgede üreticiler örgütlenmeli, birlikler, koopratifler kurmalı, yerel tohum çalışmalarını yürüten dernek ve şahıslardan destek almalı gücünü büyütmelidir.Bizim görevimiz ise, her üreticiye bunları tek tek anlatmak, onların yanında olduğumuzu hissettirmektir.Milli tarımın, ekonominin temeli olduğunu unutmadan, yerel tohumlarımızı yaşatmak her Türk vatandaşının birinci görevi olmalıdır.Milli değerlerimize sahip çıkıp mücadele edebilmemiz için de, en başta Tam bağımsız bir ülke olmamız gerektiğinin bilincinde olmalıyız.Her zaman yolumuzu aydınlatan Atamızın sözlerinde olduğu gibi;

‘’Türk halkı, asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı bir yaşama gereği saymış bir milletin kahraman evlâtlarıdır. Bu millet, bağımsızlıktan uzak yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır! ‘’Mustafa Kemal ATATÜRK

Ebru Oğuzhan YETER/Haberlerankara.com

Yorumlar

yorum yap

benzer haberler

Ülkemizde Yeni Bir Kuş Türü Keşfedildi

Sakarya Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji  öğrencisi Tuğba Tüfekçi’nin tez çalışması ile  Türkiye Kuş Türü …